Bozcaada Eylül 2008 gezisi.
Havanın ve denizin hala sıcak oldugu bu günlerde hayat arkasaşımla birlikte Bozcaadaya gitmeye kadar verdir. Bir hafta önceki bağbozumuna yetişemediğimiz için daha önce hiç görmediğimiz ve muhakkak görmek istedigimiz Bozcaadaya gittik.
Bozcaada ufaklığından beklenmeyecek süprizlerle dolu.
Nasıl da boz ve terkedilmiş görünüyor uzaktan…
Ta ki bu boz görüntünün arkasındaki uçsuz bucaksız bağları, onları bekleyen güzelim bağ evlerini, rüya gibi kumsallarını, pırıl pırıl temiz denizini, size özel olacak kadar küçük koylarını, kekik kokulu tepelerini, lezzetli şaraplarını ve yemeklerini keşfedene kadar...sonra ilk gördüğünüz halini bile sevgiyle bağrınıza basıyorsunuz...
Kendinizi mutlu hissetmek için öyle çok nedeniniz varki hayatta , işte bu küçük ada size bunları hatırlatıyor kısacası...
Ulaşım
Otobüsle
Belli başlı otobüs firmalarının yaz boyunca Geyikli'ye bağlı Yükyeri Feribot İskelesi'ne kadar seferleri bulunmaktadır. Otobüsler adaya geçmeden sizi iskelede bırakırlar. İstanbul'dan gece 24.00'te kalkan otobüsler sabah 8.00'de feribot iskelesine ulaşır. Ama ilk feribot seferi sabah 10.00'da olduğu için iki saat bekleme süreniz vardır. Buradaki iskelede çay bahçeleri ve plaj bulunmaktadır.
Biz kendi aracımız ile Bursa, Bandırma, Çanakkale, Geyikli yolundan gittik. Saat 13:00 da yola çıktık,ortalama 1,5 saatte Mustafa Kemal Paşa üzerinden Bandırma (Bursanın batı tarafında oturuyoruz) , daha sonra 1 saattede Lapsekiye vardık, Lapsekide bir çay molası vererek saat 4 gibi Çanakkaleye vardık. Daha önceden baktığımızda Feribot saati 19:00 da olduğu icin Çanakkaledede biraz gezdik, Saat 18:00 gibi Çanakkaleden çıkarak Geyikli ve Yükyeri iskelesine vardık. Vardığımızda Feribot daha gelmemişti, aracımızı sıraya bırakıp hemen iskelenin yanındaki plajda güneşlenerek Feribot saatini bekledik.
Yol daha önce giden arkadaşlarımın ve korkulanın aksine gayet açıktı. Geneli tek yön, şehir içi bağlantıları çift yön olan bir yoldan gecerek,Geyikliden sonrada çok dar ve köy yollarından (bu bölüm kötüydü) ortalama 5 saatte ulaşılabiliniyor. Daha sonra feribot ortalama 40 dk da tam Bozcaadanın merkezinin önünde sizi indiriyor. Tam bizim bindiğimiz sırada güneşin batışı vardı ve mükemmel bir görüntü.
.. 
Dönüşümüz içinde saat 18:00 feribotunu seçtik ve ortalama 23:30 gibi Bursadaydık, Ancak kesinlikle dönüş feribot biletinizi bir gün önceden alin ve en az feribot saatinden yarim saat önce iskelede hazır bulunun. Biz tam sezonunda olmamasına rağmen bileti olanların feribota binemediğini gördük. Dönüş için haritadan baktığımızda il yolu olarak görünen ve tereddüt ettiğimiz Ezine, Bigadiç ve Çan üzerinden olan yolu seçtik. Yol korktuğumuzun aksine gayet güzel ve açıktı ve nerdeyse hiç trafik ışığı yoktu. Yollar şehir dışlarından geçiyor ve trafige takılmıyoruz ve çok güzel manzaralı. İnişli çıkışlı :) güzel bir yol. Sadece Bigadiç civarında 1-2 yerde yol yapımı vardı, oraladada biraz duraksadık. Birdahaki gidiş ve gelişimizde kesinlikle bu yolu seçeceğiz. Sizinde bu yolu seçmenizi öneririz.
Gezi
Bozcaadaya vardığımızda saat akşam 7.5 civarıydı, muhakkak konaklayacağınız yeri daha önceden ayırttırmanızı öneririz. Özellikle yaz aylarında ve bağbozumu zamanında konaklama yeri bulmak çok zor. Adada genellikle aile pansiyonları ve yeni yeni açılan oteller var. 1.5 hafta öncesinden konaklayacağımız pansiyonuda ayirttırarak içimiz rahat bir şekilde adada feribottan indik, hemen aracımızla kalacağımız pansiyona giderek yerleşip akşam yemeği için yürüyerek ada merkezine indik. Ada 2 mahalleden oluşuyor, Rum ve Cumhuriyet mahallesi, Bizim pansiyon Cumhuriyet mahallesindeydi. Gerçekten insanlar çok sıcak, hele adres sorduğumuz 2 rum teyze bize o kadar sıcak davrandılar ki :) Birçok pansiyon ada merkezinde bulunuyor, ancak bazıları özellikle yeni açılanlar yürüyüş mesafesinden uzak. Ortalama 3-4 dk lık yürüyüşten sonra ada merkezine ulaştık, Tabiki bir ada ve deniz kenarında balık yenebilirdi, Sahilde birçok restaurant mevcut. Bizde şirin ,küçük ve güzel müzik çalan bir yeri seçtik ve ben Levrek, hayat arkadaşım Lüfer, yanında salata , deniz börülcesi, kalamar, pazı, köz biber ,salatadan ve şaraptan oluşan zengin menüden yedik. Gerçeği söylemek gerekirse balıklarda pek bir fark yoktu , sanırım artık tamamen Bozcaada turizm için çalışıyor ve balıklar sıradan geldi. Ancak mezeler çok güzeldi. Tabiki yemek sırasında yanımıza gelen işletme sahibinin çocukları (rüzgar, poyraz) çok şirindiler, biraz bozuk olan moralimizi yerine getirdiler. Yemekten sonra güzel olan ada manzarasını seyredip, birazda dolaştıktan sorna dinlenmeye çekildik.
Sabah çok güzel bir güne uyandık, çok güzel bir kahvaltıdan sonra planladığımız yerleri gezmek için hazırlanıp pansiyondan ayrildik,
..
Adanın en büyük plajı olan Ayazma plajı için ana yolu takip etmeniz yeterli ve tabelalarda gayet açıklayıcı, Plajın bir bölümü gayet temiz ve bakımlıydı , ücret karşılığında şezlong tutabiliyorsunuz. Plajın arka tarafındaki restauranttanda ihtiyaçlarınızı karşılayabiliyorsunuz. Ancak denizi şimdiye kadar girdiğim en soğuk denizdi, zaten çok zor girip zor çıktık, ortalama deniz suyu sıckalığı yazın en sıcak günlerinde bile 19 C oluyormuş, bizim gittiğimizde 17C civarıydı. Ortalama 1 saate yakın şnokyel ile dalma fırsatım oldu ve bu soğuk denize girmeme değdiğini gördük, eğer bozcaadaya gelirseniz dalmayı unutmayın. Hayatımda ilk defa deniz içinde ahtapot ve kalkan gördüm. Vaktimiz kısıtlı olduğu için ortalama 3 saat Ayazmada durduktan sorna dğer koyları görmeye koyulduk.
Tabiki Bozcaadaya gidip rüzgar güllerini görmeden olmazdı, Ortalama saat öğlen 3 gibi oradaydık ancak ziyaretçilere daha yakından incelemeleri için saat 7 den sonra izin veriyorlarmış, biraz şansımızı sorladik ancak içlerine giremesekte 5 merte den izledik. Hemen Ayazma yanındaki Hebbele koyunu geçerek Akvaryum koyuna vardık, Deniz o kadar soğuktu ki tekrar denize girmeyi göze alamayıp Tuzburnundan denizi izledik, Sonra yol kenarındaki adadaki meşhur üzümlerden birazcık alarak yolumuza ilk çıkan CORVUS şarapçılığın fabrikasına ve şatış maazasına ulaştık.
..
Görevli bayan bize şarap ile ilgili çok açıklayıcı ve güzel bilgiler verdi, istediğiniz şarabı tadarak uygun fiyata alabiliyorsunuz.Beyendiğiniz şarabı alarak yolumuza devam ederek tam bir ada turu atıp merkeze vardık. Tabiki adaya gelipte kaleyi görmeden edemezdik, kale orta çağdan kalma bir rum kalesi görünümünde, 3 bölümden oluşuyor. Çok fazla görülcek alanı yok (bodrum kalesi gibi) ancak en üstteki bölümün manzarası güzel. Ortalama yarım saatte bitirilebiliniyor. Hemen kaleyi gezip, rum mahallesinin dar sokaklarında gezmeye başladık, tabiki birkaçtane daha şarap aldık, burada kırmızı,pembe, beyaz, sert ve yumuşak çok fazla çeşit var. Birazda çarşısında gezip tam 17:50 gibi feribotumuza bindik. Çok yorulmuş ancak keyfimiz yerinde olarak feribotumuzda çayımızı yudumladık.
.. 
Ortalama 40 dk lik yolculuktan sonra Yükyeri iskelesinde inip 1 moladan sonra ortalama 23:30 gibi güzel ve keyifli bir yolculuktan sorna evimizdeydik.
Notlar
- Adaya ulaşım sadece bir arabalı vapur ile sağlanıyor.
- Adada sadece Ziraat Bankası bulunuyor. Koçbank'ın mobil subesi sadece yaz döneminde(Temmuz, Ağustos) hizmet veriyor. Burada bulunan ATM'den Vakıfbank, Akbank, Garanti Bankası, Fortis Bank, Yapı Kredi Bankası kartları olanlar 24 saat para çekebilirler ( 2008 yazında malesef Koçbank mobil şubesini açmadı)
- Günlük gazeteler için sabahın en erken feribot seferini beklemek gerekiyor. Yaz sezonunda sabahlari gazete bayiinin önünde uzun kuyruklar oluşuyor.
- Adada toplu taşıma sadece Ayazma plajına giden minibüslerle sağlanıyor. Adanın her köşesini keşfetmeniz için size ait bir taşıt kullanmanız şart.
- Adada bisiklet, scooter ve az sayıda araba, jeep kiralamak mümkün.
- Adada 1 bayan kuaförü, 3 erkek berberi bulunuyor.
- Bozcaada'da 24 saat esasına göre çalışan, içerisinde diş ünitesi, röntgen cihazı ve laboratuar bulunan bir sağlık ocağı ve bir eczane bulunuyor.
- Ada'da iki terzi bulunuyor.
- Ada merkezinde bikini veya mayo ile dolaşmak pek yakışık olmuyor.
Yazan : Ahmet Sırtmaç 2008 Kasım